Sonuç Bulunamadı

      Kadın yaşı ve üreme potansiyeli arasındaki ilişki

      Kadın yaşı ve üreme potansiyeli arasındaki ilişki

       

      Günümüz toplumunda ileri yaş nedenli gebe kalamama (infertilite) gittikçe daha yaygın hale gelmektedir. Kadınların yaklaşık %20’si ailelerini kurmak ve çocuk sahibi olmak için 35 yaşından sonrayı beklemektedirler. Bu eğilim çeşitli faktörlerin etkisi altında gerçekleşmiştir:

      • Daha fazla kadın iş hayatına katılmıştır
      • Kadınlar artık daha ileri yaşlarda evlenmektedir
      • Boşanma oranları yüksektir
      • Çiftler çocuk sahibi olmak için finansal olarak daha güvenli zamanı beklemektedirler
      • Gebelikten korunma imkanları kolaylaşmıştır
      • Birçok kadın 20’li yaşların sonlarında ya da 30’lu yaşların başlangıcında üreme potansiyellerinin azalmaya başladığını farkında olmamaktadır.
         

      Ayrıca, medyada duyulan haberler, gebe kalmayı erteleyebileceğiniz ve sonra hazır olduğunuzda yardımcı üreme teknikleri ile gebe kalınabileceği düşüncesine neden olabilmektedir. Ancak, ileri yaş doğal yolla gebe kalabilme şansınızı azalttığı gibi infertilite(kısırlık) tedavilerinin başarı şansını da olumsuz yönde etkilemektedir.

      Örneğin, sağlıklı 30 yaşında bir kadınsanız, her ay gebe kalma şansınız yaklaşık % 20-25'dir. Oysa bu oran 40 yaşında her ay için % 5-10'lara düşmektedir. Birçok durumda doğal yolla gebe kalma için geçerli olan bu oranlar yardımcı üreme teknikleri için de geçerlidir.

      Yaşla birlikte (özellikle 35 yaşından sonra) gebe kalma potansiyelinin (fertilite) azaldığını bilmek önemlidir. Günümüzde kadınlar geçmişe göre daha sağlıklı ve kendilerine daha fazla bakmalarına rağmen, fertilitedeki yaşa bağlı düşüş telafi edilememektedir.


      Yaş ilerledikçe kadında olduğu gibi erkekte de bazı hormonal değişiklikler ve sperm üretiminde azalma olmaktadır. Ancak bu değişiklikler çoğunlukla infertiliteye neden olacak düzeyde değildir. Bu nedenle yaş en çok kadın fertilitesini etkilemektedir.

      GÖNDER